1929-1944 (100), 1937-1954 (100N)
Pelikan 100 ve diferansiyel piston
Pelikan'ı kalem devine çeviren piston mekanizması dışarıdan satın alındı. Patentin gerçek hikâyesi, 100 ile 100N arasındaki fark ve mantar conta uyarısı.
Bir mürekkep firmasının kaleme girişi
1929'da tanıtılan “şeffaf Pelikan dolma kalem”, sonradan Model 100 adıyla anılacak kalemdir ve markanın kalem tarihindeki başlangıç noktasıdır. O dönemde piyasadaki çoğu kalem damlalıkla, kollu ya da kese esaslı sistemlerle doluyordu; Pelikan'ın seçtiği yol piston oldu ve bu seçim markanın seksen yılı aşkın kimliğini belirledi.
Piston dolumun cazibesi basit: hareketli bir kese ya da sökülüp takılan bir parça olmadan, gövdenin kendisi mürekkep haznesi hâline gelir. Kapasite artar, mekanizma dışarıdan görünmez, mürekkep penceresi eklenince kalan mürekkep okunabilir olur. Zorluk ise kısa bir gövdeye yeterince uzun bir piston stroku sığdırmaktır.
Dönemin yaygın alternatifleriyle karşılaştırıldığında fark daha net görülür. Kese esaslı sistemlerde kauçuk kese zamanla sertleşip çatlar ve kalemin ömrü fiilen kesenin ömrüne bağlanır; damlalıklı kalemlerde ise dolum işlemi masa başında, şişeyle ve dikkatle yapılan bir iştir. Piston her ikisinin de sorununu aynı anda azaltır — ve bugün bu yaştaki kalemlerde restorasyonun neden çoğunlukla conta değişiminden ibaret olduğunu da açıklar.
Patent Hannover'de değil, bir mühendisin masasında doğdu
Diferansiyel milli piston dolum sistemini Macar mühendis Theodor Kovács geliştirdi. Alman patenti DE457462 için başvuru 29 Eylül 1926'da yapıldı ve patent 16 Mart 1928'de onaylandı; ABD karşılığı US1706616 ise 15 Eylül 1927 başvurusuyla 26 Mart 1929'da verildi. Kovács 19 Ağustos 1927'de Günther Wagner ile bir sözleşme imzaladı; devredilen paket iki patent içeriyordu — piston dolumlu bir dolma kalem ve bir çizim kalemi.
Bu, bazen sanıldığı gibi markanın sahiplendiği bir buluş değil: Pelikan'ın kendi kurumsal tarihçesi de piston dolumu açıkça Kovács'a atfeder ve 1927'deki devri anlatır. Şirketin katkısı buluşu yapmak değil, patenti alıp seri üretime taşıyabilecek üretim disiplinini kurmaktı — ki kalem tarihinde bir fikrin ürüne dönüşmesi genelde tam olarak burada tıkanır.
Mekanizmanın püf noktası farklı hatveli iki vida dişinin birlikte çalışmasıdır. Burgu düğmesi çevrildiğinde piston, mile göre daha kısa ve kontrollü bir yol alır; böylece kısa bir gövdeye görece uzun bir piston stroku sığar. Mürekkep beslemesine eklenen denge odacıkları da basınç değişiminde uçtan mürekkep boşalmasını azaltıyordu — uçak yolculuğunun yaygınlaşmaya başladığı bir dönem için önemsiz bir ayrıntı değil.
100'den 100N'e
Model 100'ün üretimi 31 Mart 1944'te sona erdi. Bu on beş yıl içinde malzeme bir kez değişti: Haziran 1931'den sonra gövde selüloitten, grip bölümü sert kauçuktan (ebonit) üretilmeye başlandı.
Model 100N'in resmî satışı 27 Mart 1937'de başladı ve yaklaşık bir yıl boyunca yalnızca ihracata verildi; 1944'e kadar 100 ile paralel üretildi. 100N daha büyük bir uca ve daha yüksek mürekkep kapasitesine sahiptir, uç damgası da 14 KARAT'tan 585 - 14 KARAT'a çevrilmiştir.
Savaş yılları malzeme kısıtlarını uçlara yansıttı: 16 Mayıs 1938 ile 10 Şubat 1940 arasında paladyum uçlar kullanıldı, 1939'dan itibaren krom-nikel çelik uçlar da üretildi ve bunlar CN harfleriyle damgalandı. Bir başka kalıcı karar da bu dönemde alındı: Pelikan 1929'dan bu yana vidalı uç ünitesi kullanır — uç, besleme ve bunları tutan bilezik tek parça hâlinde grip bölümüne vidalanır.
Koleksiyoncu notu
100 ile 100N'i karıştırmayın. 100N daha büyük uçlu ve daha yüksek kapasitelidir; ikinci el fiyatı da genellikle daha yüksektir. İlanda yalnızca “Pelikan 100” yazıyorsa uç boyunu ve damgasını sorun, çünkü iki model dışarıdan hızlı bakışta benzer görünür.
CN damgalı çelik uçlar savaş dönemi üretiminde sık görülür. Altın uçlu örneklere göre belirgin şekilde ucuzdurlar, ama esneklik açısından bazı CN uçların şaşırtıcı derecede iyi olduğu aktarılır — “çelik uç, o hâlde değersiz” refleksi bu markada yanıltıcıdır.
Bu yaştaki kalemlerde piston contası mantar olabilir. Kurumuş mantar conta neredeyse kesin olarak servis ister; satın almadan önce pistonun serbestçe hareket edip etmediğini ve kalemin en son ne zaman kullanıldığını sorun. Servis maliyeti Türkiye'de kalemin fiyatının küçümsenmeyecek bir bölümünü tutabilir.
Vidalı uç ünitesi büyük bir avantajdır, uç değişimini kolaylaştırır. Ancak 100/100N ve 400 dönemi diş ölçüleri modern Souverän ve Classic serisiyle uyumlu değildir; “vintage üniteyi modern kaleme takarım” beklentisiyle alım yapmayın.
Aynı kolaylığın ters yüzü de var: uç ünitesi kolay söküldüğü için bu yaştaki kalemlerin bir kısmında uç, gövdenin dönemine ait değildir. Bu tek başına kusur sayılmaz, ama fiyatı etkiler. Uç damgası ile gövde ve kapak detaylarının aynı dönemi göstermesi, tam takım bir örneğin en pratik göstergesidir.
Son bir not: bu kalemler doksan yaşına yaklaşıyor ve çoğu en az bir kez servis görmüş durumda. Restore edilmiş olması olumsuz bir bilgi değil, aksine kullanılabilir olduğunun işaretidir. Sorulacak doğru soru “orijinal mi” değil, “hangi parçalar değişti ve kim yaptı” olmalıdır.
Pazaryeri yakında
Pelikan kalemler için vitrin hazırlanıyor
Penpick henüz açılmadı. Vitrin açıldığında ilk haber alanlardan olmak — ya da elindeki Pelikan kalemi ilk günden listelemek — istersen bekleme listesine katıl.
Bekleme listesine katıl →Bu kümeden
1838 - günümüz
Pelikan: mürekkep fabrikasından kalem markasına
Hannover'de bir boya ve mürekkep atölyesi olarak doğan Pelikan, kaleme 91 yıl sonra girdi. Amblemin kökeni ve yuvadaki yavru sayısının tarihlendirmedeki yeri.
1950 - günümüz
Pelikan Souverän: 400'den M1000'e
Yeşil çizgili gövde boyanmıyor, katman katman üretiliyor. Souverän serisinin tarihi, modeller arasındaki farklar, sahte ayırt etme ve boy seçimi rehberi.
2011-2019 (orijinal model 1937)
Pelikan M101N: arşive dönüş serisi
1937 tarihli 101N'in ölçülerine sadık modern seri: sürüm sürüm farklar, 238 adetlik Lizard Jubilee ve küçük gövdenin gerçekte kime uyduğuna dair notlar.

