1919 - 1960'ların başı

Osmia: Faber-Castell'in silmeye kıyamadığı ad

Dossenheim'da kurulan Osmia, Faber-Castell devraldıktan sonra bile adını korudu. 883/884 gibi selüloit piston modeller ve damga okumanın önemi üzerine.

Heidelberg'in yanındaki fabrika

Osmia'nın 1919'da Hermann Böhler tarafından Heidelberg yakınlarındaki Dossenheim'da Böhler und Cie adıyla kurulduğu aktarılır. Bu bilgi esas olarak tek bir kalem ansiklopedisi kaynağına dayanıyor ve bağımsız bir ikinci arşiv kaydıyla teyit edilemedi; kuruluş ayrıntılarını bu koşulla okumak doğru olur.

Firmanın savaş arası dönemde Almanya'nın önde gelen dolma kalem üreticilerinden biri hâline geldiği konusunda ise kaynaklar hemfikir. Osmia'nın bir dönem Parker'ın Avrupa üretimi için bağlı şirket olarak çalıştığı da aktarılır; ancak bu ilişkinin kapsamı ve süresi kaynaklarda net değildir — “Parker'ın Avrupa fabrikası” genellemesi muhtemelen olduğundan güçlü bir ifadedir.

Marka adının, uç ucu alaşımında kullanılan osmiyum elementinden geldiği koleksiyoncular arasında sık söylenir. Hoş bir açıklama, ama bunu doğrulayan bir kurumsal kaynak bulunamadı; rivayet olarak aktarmakta sakınca yok, olgu diye yazmakta var.

Supra hattı

Supra hattı, dönemin Parker Duofold'una benzer bir konumlandırmayla, geliştirilmiş düğmeli dolum sistemiyle çıktı. Kapak tepesindeki emaye pirinç logo hattın görsel imzasıydı ve bugün de bir Supra'yı uzaktan tanıtan ilk detaydır.

Düğmeli dolum, o yıllarda kollu sistemlerin başlıca alternatifiydi: gövdenin ucundaki düğmeye basıldığında içerideki yay kese üzerine bastırır ve mürekkep çekilir. Kollu sistemlere göre gövdede kesik olmaması avantajdır — gövde hattı bütün kalır, temizlik ve sızdırmazlık daha kolaydır. Buna karşılık kese esaslı her sistemde olduğu gibi kalemin ömrü, kesenin ömrüne bağlıdır.

Bu, Supra alırken ilk sorulacak soruyu belirler: kese değişti mi, ne zaman? Orijinal kesesiyle duran ve yıllardır kullanılmamış bir Supra, güzel görünse de büyük ihtimalle çalışmıyordur.

Devralma ve damganın değişmesi

Faber-Castell 1935'ten itibaren Osmia'yı fiilen kendi bölümü gibi yönetti; devralma resmen 1951'de tamamlandı. Devralma sonrası kalemler A.W. Faber-Castell Dossenheim damgası taşımaya başladı — ama Osmia ticari markası korundu. Bir kalem şirketinin satın aldığı markanın adını otuz yıl boyunca kullanmaya devam etmesi, o adın ürünün kendisinden bağımsız bir değeri olduğunu gösterir.

1950'lerde üretilen 883 ve 884 gibi modeller selüloit gövde, piston dolum ve 14 ayar altın uç kombinasyonuyla dönemin üst segmentindeydi. Osmia adı 1960'ların başında piyasadan silindi; tükenmez kalem rekabetinin yarattığı kriz Faber-Castell'i daha ucuz modellere yöneltti.

Bu son cümle aslında bütün bir neslin hikâyesi. Aynı yıllarda Soennecken de kalem üretimini bıraktı, Kaweco küçüldü, birçok Alman üretici ya kapandı ya el değiştirdi. Tükenmez kalemin ucuzluğu, selüloit gövdeli ve altın uçlu bir kalemi kısa sürede lüks kategorisine itti. Osmia'nın kaybolması bu yüzden bir kalite sorunu değil, bir pazar değişiminin sonucudur — ve koleksiyoncu açısından bakıldığında markanın son yıllardaki ürünlerinin neden hâlâ iyi kalem olduğunu da açıklar.

Koleksiyoncu notu

Bu markada damga okumak, tarih öğrenmenin en hızlı yoludur. Yalnızca “Osmia” yazan gövdeler erken döneme, “A.W. Faber-Castell Dossenheim” ibaresi taşıyanlar ise devralma sonrasına işaret eder. Erken dönem damgası genellikle daha yüksek prim getirir.

Fiyat/kalite açısından Alman okulunun en sessiz fırsatı burada. 883 ve 884 gibi selüloit piston modeller, Pelikan 400 ile aynı dönemin ve benzer kalitenin ürünüdür; marka tanınırlığı düşük olduğu için ikinci elde belirgin şekilde ucuza bulunur. Sınırlı bütçeyle bu kümeye girmek isteyen için ilk bakılacak yer Osmia'dır.

Osmia uçları esnekliğiyle bilinir ve bu, fiyatı sessizce yukarı çeken bir özelliktir. Esnek uç arıyorsanız ilan fotoğrafında ucun yandan görüntüsünü ve uç damgasını isteyin.

Risk noktası yedek parça: bu markanın conta, besleme ve klips yedeği pratikte üretilmiyor. Alırken pistonun çalıştığını ve gövdede çatlak olmadığını doğrulayın; aksi hâlde restorasyon bulmak Pelikan'a göre çok daha zordur ve maliyet öngörülemez.

Selüloit gövdelerde ayrıca malzemenin kendi yaşlanma davranışını hesaba katın. Bu yaştaki selüloit örneklerde küçük çatlaklar, renk solması ve kokuyla fark edilen bozunma görülebilir; fotoğrafta güzel duran bir gövde elde farklı çıkabilir. İlan sahibinden gövdenin yakın çekimini ve mümkünse ışığa tutulmuş bir görüntüsünü isteyin.

Toparlarsak: Osmia, Alman okulunu tanımak isteyen ama Pelikan fiyatlarına girmek istemeyen bir koleksiyoncu için mantıklı bir başlangıçtır. Karşılığında kabul edilmesi gereken şey belirsizliktir — marka tarihinin bir kısmı tek kaynağa dayanır, yedek parça yoktur ve satarken alıcı bulmak Pelikan'a göre daha uzun sürer. Bu üçü sizin için sorun değilse, aynı parayla bu kümedeki en iyi kalemlerden birini alırsınız.

Kaynaklar

Son güncelleme: