1940'ların sonu – günümüz

Meisterstück 146: Küçük Kardeş Değil, Ayrı Bir Tercih

146, 149'un küçültülmüş hâli değil ayrı bir kalemdir. Mürekkep penceresinden nesil okuma, selüloit dönemin esnek uçları ve alım öncesi kontrol listesi.

149'un gölgesinde kalmayan kalem

146, ilanlarda çoğu zaman "149'un küçüğü" diye tarif edilir. Bu tarif ticari olarak anlaşılır ama koleksiyon açısından yanıltıcıdır. İki kalem aynı tasarım dilini paylaşır, aynı üç kapak halkasını taşır, ancak farklı kullanım senaryoları için konumlandırılmıştır: 149 bir masa kalemi ölçeğindeyken 146 cepte taşınıp gün boyu yazılmak üzere tasarlanmıştır.

Daha önemlisi, bazı koleksiyonlarda 146 ağabeyinden daha çok aranır. Bunun iki nedeni var: 1950'ler selüloit döneminde 146'da çok esnek uç varyantlarının bulunması ve ilk neslin de teleskopik piston taşıması. Yani 149'un en primli özelliği olarak anılan mekanizma, 146'nın ilk nesillerinde de mevcuttur — üstelik genellikle daha uygun bir bantta.

Silueti ve üç kapak halkası 149 ile aynıdır; fark ölçüde ve ağırlıktadır. Bu fark kulağa küçük gelse de gündelik kullanımda belirleyicidir: 149'u yarım saatten uzun süre yazmakta zorlanan bir el, 146'yla sorun yaşamaz. Koleksiyoncular arasında sık duyulan "149 aldım ama 146 kullanıyorum" cümlesi tam olarak bunu anlatır. İki modeli birbirinin alternatifi değil, aynı tasarımın iki farklı ölçeği olarak düşünmek daha doğru.

Nesiller ve çıkış tarihi sorunu

146'nın ilk çıkış yılı için kaynaklar bölünmüş durumda: 1948-1949 ile 1950'lerin ilk yarısı arasında farklı tarihler dolaşıyor ve tek bir resmî tarih doğrulanamıyor. Emin olunan şey, ilk neslin 1940'ların sonundan 1960 dolaylarına kadar üretildiği: siyah selüloit gövde, gövde ucunda yivli mürekkep penceresi, ebonit besleyici ve iki renkli altın uç.

İlk nesilde 149 ile aynı teleskopik iki kademeli piston kullanıldı. Bu mekanizmanın çalışma hissi tanıdıktır: dolum düğmesi önce boşta döner gibi gelir, sonra tork artar ve ikinci kademede piston hareket etmeye başlar. Alışkın olmayan bir kullanıcı bu boşluğu arıza sanabilir; değildir.

1970'lerde ikinci nesle geçildi; gövde reçineye, yivli pencere düz şeffaf pencereye dönüştü. Üçüncü neslin üretimi 1993-1994 dolaylarında başladı ve teleskopik piston yerini klasik tek kademeli pistona bıraktı. Teleskopik pistonun 146'da tam olarak hangi yıl bırakıldığı konusunda kaynaklar çelişiyor; 149'unkiyle aynı takvimi izlediğini varsaymak güvenli değil.

Bir isim notu: "LeGrand" kalemin orijinal adı değildir, sonradan gelen modern ticari adlandırmadır. Klasik dönem literatüründe model yalnızca 146 olarak anılır. İlan başlığında "LeGrand" geçmesi kalemin modern üretim olduğuna dair zayıf bir ipucudur, kanıt değil.

En hızlı tarihlendirme ipucu: mürekkep penceresi

Bir 146 ilanına baktığınızda ilk bakacağınız yer gövdedeki mürekkep penceresidir. Yivli ya da çizgili görünen pencere 1960 öncesi selüloit nesle işaret eder; düz ve şeffaf pencere 1970 sonrasıdır. Tek başına en hızlı eleme filtresi budur ve uzaktan çekilmiş bir fotoğrafta bile çoğu zaman seçilebilir.

İkinci sırada kapak bandı ve klips damgaları gelir. 146, 149 ile aynı takvimi izler: 1991 sonrası seri numarası, 1997 sonrası klips altında "Pix" markası. Bu iki işaretin yokluğu kalemi 90 öncesine taşır.

Üçüncü ipucu besleyicidir ve kalemin ucu çıkarılmadan da çoğu zaman görülebilir. Ebonit besleyici mat, derin siyah ve hafif gözenekli görünür; reçine besleyici daha parlak ve düzgündür. Ebonit besleyici gördüğünüz bir 146 büyük olasılıkla 90'ların başından öncedir. Bu üç ipucunu birlikte kullanın: üçü aynı dönemi işaret ediyorsa tarihlendirme güvenlidir, çelişiyorlarsa kalem büyük olasılıkla servis görmüş ve parça değişmiştir — bu da satıcıya sorulacak ilk sorudur.

Alım öncesi: çatlak, flex iddiası ve parça uyumu

Selüloit 146'larda gövdede saç teli çatlak çok yaygındır. Kalemi ışığa tutarak özellikle dişli bölgesini kontrol edin; bu bölge dolum sırasında sürekli gerilim altındadır ve çatlak genellikle oradan başlar. Restorasyonu pahalıdır ve orijinal gövdeyi bulmak kolay değildir, dolayısıyla çatlak bir kusur değil fiyat kırıcıdır.

Esnek uçlu 1950'ler örnekleri fiyatı ikiye katlayabilir; tam da bu yüzden satıcıların "flex" tanımı çoğu zaman abartılıdır. Çözüm basit: yazı örneği isteyin. Aynı satırda ince ve kalın çizginin birlikte göründüğü bir örnek, sözlü tanımdan çok daha fazlasını söyler.

Son olarak parça takasına girmeyin. Modern 146 ile vintage 146 arasında gövde ölçüsü yakın görünse de uç ünitesi ve besleyici birbirine uyumlu değildir. "Modern uçla vintage gövde" gibi karma kalemler hem çalışmaz hem de her iki parçanın da değerini düşürür. Aynı gerekçeyle, elinizdeki vintage 146'nın ucu sorunluysa modern bir ucu takmayı denemek yerine uç tamiri yapan bir ustaya götürün; orijinal uç onarılabildiği sürece kalemin bütünlüğü korunur.

Kaynaklar

Son güncelleme: